ANA SAYFABİZE ULAŞINSİTE HARİTASI
Üye GirişiYeni Üye


Vizyonumuz

Unilever ürünleri her gün 2 milyardan fazla kişinin yaşamına dokunuyor – saçları parlayan ve ışıl ışıl gülümseyen birinin kendini harika hissetmesiyle; insanların evlerini ferah ve temiz tutmalarıyla; nefis bir fincan çay, doyurucu bir yemek ya da sağlıklı bir atıştırmalıkla.

Unilever ürünleri her gün 2 milyardan fazla kişinin yaşamına dokunuyor – saçları parlayan ve ışıl ışıl gülümseyen birinin kendini harika hissetmesiyle; insanların evlerini ferah ve temiz tutmalarıyla; nefis bir fincan çay, doyurucu bir yemek ya da sağlıklı bir atıştırmalıkla.

Yönümüz belli
Vizyonumuzun dört temel direği, şirketin uzun vadeli yönünü de belirliyor – nereye gitmek istediğimizi ve oraya nasıl gideceğimizi gösteriyor:

  • Her gün daha iyi bir gelecek yaratmak için çalışıyoruz.
  • İnsanların, hem kendileri hem de çevrelerindekiler için iyi olan marka ve hizmetlerle kendilerini iyi hissetmelerine, iyi görünmelerine ve hayattan daha fazla keyif almalarına yardım ediyoruz.
  • Küçük, günlük dokunuşların bir araya gelerek büyük bir fark yaratabileceği konusunda insanlara ilham vereceğiz.
  • Çevre üzerindeki etkilerimizi azaltırken şirketimizi de iki kat büyütmemizi sağlayacak yeni iş yapış yolları geliştireceğiz.

Markalarımızın insanların yaşam kalitelerini artırma güçlerine ve doğru işler yaptığımıza her zaman yürekten inandık. Şirketimiz büyüdükçe, sorumluluklarımız da artıyor. İklim değişikliği gibi küresel sorunların hepimizi ilgilendirdiğini biliyoruz. Eylemlerimizin daha geniş kapsamlı etkilerini düşünmek, zaten değerlerimizin özünde var ve karakterimizin temel bir parçasını oluşturuyor.

Unilever

Her gün daha iyi bir gelecek yaratmak için çalışıyoruz

Dünyamızın içinde bulunduğu bazı sosyal ve çevresel güçlüklerin aşılması için doğru iş süreçlerinin yaratılması ve bu anlayışın üretimden tüketime kadar uzanan bir zincire yayılması gerektiğine inanıyoruz.

Dünyamızın içinde bulunduğu bazı sosyal ve çevresel güçlüklerin aşılması için doğru iş süreçlerinin yaratılması ve bu anlayışın üretimden tüketime kadar uzanan bir zincire yayılması gerektiğine inanıyoruz.

Dünya değişiyor. Nüfus artıyor. Dünyanın her yerinde gelir düzeyinin yükselmesi, tüketim ürünlerine yönelik talebi de besliyor. Bu ürünler ise gerek yakıt gerekse diğer hammaddeler açısından giderek daha da kısıtlı hale gelen doğal kaynaklara bağımlı durumda bulunuyor. Aynı zamanda, iklim değişikliği sadece gezegenimiz için değil, ekonomik ve sosyal istikrar açısından da büyük bir tehdit oluşturuyor.

Unilever olarak, insanların, kendileri ve başkaları için iyi olan marka ve hizmetlerle kendilerini iyi hissetmelerine, iyi görünmelerine ve hayattan daha fazla keyif almalarına yardım ediyoruz. Her gün daha iyi bir gelecek yaratmak için çalışıyoruz.

Fakat iddialı büyüme hedeflerimize ulaşmak için, şirketimizin çevre üzerindeki toplam etkisini azaltmamız gerektiğinin farkındayız. Bu çerçevede şirketimizin büyüklüğünü iki katına çıkaracak hemde çevresel etkilerimizi azaltacak yeni iş yapış yöntemleri geliştiriyoruz.

Güçlü markalardan oluşan portföyümüz, gelişmekte olan pazarlardaki varlığımız ve ortak değer yaratılmasına yönelik uzun süreli kararlılığımızla, bu iddialı hedefi elde etmek açısından uygun konumda olduğumuza inanıyoruz.

Taahhüdümüz, hammadde tedarikinden kendi üretim ve dağıtımımıza, tüketicilerin kullanımına ve ambalaj artıklarının boşaltımına kadar değer zincirimizin tamamını kapsıyor.

Bu hedefe ulaşmak için tedarikçilerimiz, müşterilerimiz ve diğer iş ortaklarımızla birlikte uzun vadeli bir program başlatıyoruz.

Sürdürülebilirlik yolculuğumuz
Temelleri 100 yıl önce atılan, dünyanın ilk hızlı tüketim şirketlerinden biri olan Unilever, aynı zamanda güçlü değerlere sahip, sosyal sorunların üzerine gitme misyonu olan bir şirketti. Zamanla bu misyona ve kurumsal amacımıza, sürdürülebilir gelişme ve sorumluluk sahibi iş uygulamalarına olan bağlılığımızı da ekledik.

Gelecek nesillerin daha yaşanabilir bir dünyada refah içinde hayatlarını sürdürmeleri, bugün Unilever Türkiye olarak sahip olduğumuz en önemli hedeflerden biri…

Unilever’in sürdürülebilirlik faaliyetlerinin ilk adımı, 2005’te Unilever markalarının dünya üzerindeki sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerinin ölçümlenmesine olanak tanıyan ‘Marka İzi’ yaklaşımıyla atıldı. Bu gelişme, Türkiye’deki sürdürülebilirlik gündemine de ivme kazandırdı.

Şimdi de en büyük markalarımızın inovasyon ve kalkınma planlarına sosyal ve çevresel konuları entegre ediyoruz. Aynı zamanda, kurumsal marka yaklaşımımız da bir evrim geçiriyor. Unilever’in kurumsal taahhüt ve faaliyetlerini tüketicilerimiz açısından nasıl daha görünür ve çekici kılabileceğimize yönelmiş bulunuyoruz.

Tüketicileri de dahil etmek
Araştırmalarımız, tüketicilerin sadece satın aldıkları ürünlerin etik ve sürdürülebilir şekilde üretildiğini bilmekle yetinmediklerini gösteriyor; kendileri ve başkaları için iyi olan markaları da seçmek istiyorlar. Fakat bir fark yaratabilecek güçte olmadıklarını da söylüyorlar: Zorluklar çok büyük, bireysel eylemleri ise çok küçük!

Unilever olarak, insanların, marka seçimleri ve küçük dokunuşlarının, diğerleriyle birleşerek dünya genelinde büyük bir fark yaratabileceğini anlamalarına yardım etmek için uygun bir konumda olduğumuza inanıyoruz.

Değer zincirinin tamamındaki etkileri değerlendirmek
İklim değişikliğinin en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilen sera gazı oluşumundaki etkilerimizi azaltmak üzere önce karbon ayak izimizi azalttık ve azaltmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte sudaki ayak izimizi küçülterek, işimizi sürdürülebilirlik anlayışı çerçevesinde geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Hedefimiz doğrultusunda planımızın çevresel kısmını ölçüp değerlendiren bir dizi ‘canlılık kriteri’ geliştirdik ve öncelik verdiğimiz konuları kapsayan göstergeler belirledik:

  • Sera gazı salınımı
  • Su
  • Atık

Canlılık kriterlerimiz, markalarımızın tüketicilerimiz tarafından kullanımından doğan etkiyi ölçüyor. Örneğin; bir deterjanın kullanımıyla ortaya çıkan çevresel etkilerin belirlenmesini sağlıyor.

Kurumsal markanın rolü

Unilever Türkiye olarak, sürdürülebilirlikle ilgili verdiğimiz sözler ve taahhütlerle ülkemizin önde gelen şirketleri arasında yer alıyoruz. Markalarımızın bu yöndeki strateji ve faaliyetlerini kurumsal girişimlerimizle destekliyoruz.

Çünkü bireysel ve kurumsal marka arasındaki paralelliğin sağlanması, sürdürülebilirlik anlayışıyla ortaya konan faaliyetlerin hedefe ulaşmasında büyük önem taşıyor.

Türkiye’de bu ilişkiyi kurmak ve kurumsal markamızın bilinirliğini artırmak için halkla ilişkiler çalışmalarına ağırlık veriyor; basın toplantıları, sosyal sorumluluk projeleri ve sponsorluk gibi faaliyetlere imza atıyoruz.

İşbirliği yapmak

Sürdürülebilirlik taahhütlerimizi yerine getirmek ve geliştirmek için ortak çalışmanın vazgeçilmez olduğunu biliyoruz. Bu nedenle tüm faaliyetlerimize, paydaşlarımızı dahil etmeye çalışıyoruz.

Birlikte çalıştığımız ortaklarımız, hem belirli sorulara uzmanlıklarıyla yanıt veriyor, hem de pratik girişimlerde bulunmak için zengin bir ağ oluşturuyorlar.

Bu çerçevede bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz ortak çalışmalardaki en önemli ortaklarımız şöyle:

WWF Türkiye: Sudaki Ayak İzi konusunda toplumun tüm kesimlerinde bilinç oluşturma.

TOÇEV (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı): Küresel ısınma konusunda çocuklarda farkındalık yaratma ve onları yeterli ve dengeli beslenmeye teşvik etme.

TKD (Türk Kardiyoloji Derneği): Kalp ve damar hastalıklarının önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, herkesi sağlıklı yaşam için bir adım atmaya davet etme.

ÇEVKO (Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı): Ambalajların kullanım sonrası geri kazanılmaları konusunda toplumda farkındalık yaratma.

KAMER Vakfı ve KEDV (Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı): Çöp(m)adam projesi kapsamında, Diyarbakır’da KA-MER, İstanbul’da da KEDV ile işbirliği yapılmaktadır.

TEMA : Karbon ayak izimizi azaltmak amacıyla ağaçlandırma çalışmalarının tamamı TEMA ile yapılmaktadır.

Ortaklarımızla bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz projelerle ilgili ayrıntılı bilgilere www.unilever.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Unilever